3 Nisan 2011 Pazar

Günlük 16


04 Aralık 2011 Pazar 06.20

Akşam 12 gibi yattım sho arkadaşlarıyla olucağı için geç gelicekti biliyodum. O nedenle sallamadım pek neyse bi ara bi sesle uyanım baktım sokak kapısı kapandı dedim geldi.  baktım saat 3 buçuk. Mutfak tarafından bi tıngırtı geldi. Fakat o daha bitmeden kapıtarafındanda bi tıngırtı  geldi. Tamam evim düdük kadar ama ancak süpermen bu denli hızlıca ayrı mekanlardan aynı anda ses getirir.

Kafamı mutfak tarafına doğru çevirdim gözlerimi çok açmadan bi baktım. Mutfakta bişi duruyodu bi tırstım. Duranın sho olmadığı barizdi zira bu kişi sho’nun nerdeyse iki katı kadardı. Dedim “sıçtım eve hırsız girdi.. de mutfak ne alaka” sonra bide kapıya baktım. Kapının girişinde sho yerde oturuyodu her halinden sarhoş olduğu belliydi boş boş mutfakta ki şeye bakıyodu bi yandanda parmaklarıyla dudağını tutuyodu. Yatakta oturup mutfağa doğru baktım loş ışığa gözüm alışınca öncekindende büyük şoka girdim.

Mutfakta 1.85 boylarında taş gibi bir zenci bi hatun duruyodu. Altında kısacık bi şort vardı içeri dizinin altına kadar olan çizmeleriyle girmişti. afro saçlarının arasından kafasına taktığı fosforlu pembe bant zorlukla seçiliyodu. Bildiğin benim boyum kadar bacağı vardı nerdeyse.

Sho’nun yanına gidip kadının kim olduğunu sordum. Bi arkadaşının arkadaşıymış. onu kaldığı yere bırakmayı teklif etmiş. Hatun kalcak yeri olmadığını söylemiş ama arabada.

Sho da onu buraya getirmiş. Zaten kafa güzel. Neyse bende bişi diyemedim öyle bi müddet baktık zenci ablaya.

Kimdir necidir bilmediğimiz manken kıvamındaki zenci ablaya bizim yatağı verdim. sho ve bana yere futon serdim. Sho da hatun da sızdılar fakat ben gerginlikten uyuyamadım.

Neyse ama çok uykum var sanırım uyuycam….

15.56

Uyandığımda mutfak tarafından sesler geliyodu. Gözlerimi fafifçe araladım benim bulunduğum yerden sho’nun tezgahın üzerine oturduğunu görebiliyodum. kızda karşısındaydı konuşuyolardı. Gözümü tekrara kapadım ve dinlemeye başladım. Kız gayettemiz bir japoncayla konuşuyodu;
“ amma kıvırdın lafı kaç kez daha diycem nasıl uyuduğunuzu gördüm sadece arkadaş olduğunuza inanmıyorum.”

“uykuda insan kendini kontrol edemez”

“nasıl edemez yalana bak. okadar rahattınız ki. eğer hakkaten sadece arkadaşsanız ozaman bu sizin kendi salaklığınız. Ayrıca eve anahtarla girdin.evde herşey iki kişilik eğer sen bu kızla birlikte değilsen ozaman hatunun bi sevgilisi var. ki bu da hoş değil. Başka biriyle birlikte olan birinin neden sende anahtarı var?”

Kısa bi sesizlik ve yenilmiş Sho sesi
“tamam sustum”

“afferim benim çocuğuma. Ee şimdi ozaman söyle bakalım ona aşıkmısın?  yoksa yani bilirsin…”

Sho’nun yüzündeki mimiği öyle merak ettim ki gözüm açıldı bi anda. Sho ile göz göze geldik hatun hala buna bakıyodu. Sho hiç bişi yokmuş gibi ona döndü.soğuk buz gibi bir sesle ve suratla;
“Onu seviyorum, onunla vakit geçirmeyi ,onunla hiç bir şey yapmamayı seviyorum. Ama buna aşk diyemem aşk nedir hiç bi fikrim yok. hayatımda hiç hissetmedim. o duygudan arınmışımdır belki.”

Başımdan aşşağı dökülen kaynar suyu hissettim. Benim Kazamaya söylediklerim. kelimesi kelimesine. yattığım yerde nefesim kesildi.
Hatun buna baktı;
“haklısın aşk büyük bi kelime. sonuçta aşık diyebileceğimiz insanlar bunu çok tutkusal yaşıyo. mantıklı insan işi değil aşk. Deminden beri kıvırdığın yalanları düşününce bu kadar mantıkla aşık olman zor zaten. fakat içten ve derince sevebilirsin. Sabah uyandığımda gördüğüm gibi.”

Sho kızın saçmaladığını söyleyeceğini falan düşünmüş olmalı ki şaşalamıştı o şaşkınlıkla;
“sabah ne gördün ki?”

“salak salak ona bakıp saçlarını okşuyodun. uyandığımdan beri  seni ondan sıkıştırıyorum” dedi kıkırdayarak. sonrada tuvalete gitti.

Diklenip yerde oturdum.
“Sho-cchi özür dilerim o lafların seni incitebileceğini düşünmedim. hoş duyduğunu bile bilmiyodum. ama ben  hatuna tümüyle katılıyorum. Demek istediğim aynen oydu seni kırmak istemedim”

“az önceye kadar baya içerlemiştim.. ama sanırım demin geçti”

“seni seviyorum ama şu tutkularını takip eden ve fırtınalı şeyler yaşayan insanlardan asla olmayacağım. Zira istemiyorum. Ben sakin suların insanıyım. Seni severken aklım ya da beynim yokmuş gibi davranmak istemiyorum.”

“anladım. ama şimdi anladım. Özür dilerim. gelip sana sormayı istiyodum, ama çok erkendi.”

“sorun değil. Bu arada bu hatunu sevdim”

“bende”

“sen sevme ben senin yerinede severim.”

“salak”

Neyse hatun la biraz daha lafladık kendisi yarı japon yarı afroamerikan bi manken miş. Çok konuşmadık kısa sürede evine gitti.

“sho-cchi sanırım kısmetine engel oldum”

“nasıl”

“hatunun burda evi varsa demek dün akşam için başka planları vardı ama benim varlığım planlarını bozdu. Hem galiba sanırım kapıda senide öpmüş dün gece.”

“eh! Olabilir. Ama bunu böyle söylemesen çok huzursuz edici”

“sorun değil. Alışmış gibi yapıyorum belki bünyem yer. Sonuçta ne ilk ne de son olacak. ikimizde biliyoruz dimi.”

“özür dilerim”

“saçmalama senin işin bu. yapılıabilinecek hiç bişi yok.”

 Neyse birazdan film izlicez bende gidip bişiler hazırliim artık…

0 yorum: