13 Şubat 2011 Pazar

Günlük 10

not: kankaa 2 bölüm koydum bu kez, 9 ve 10. umarım seversin. tek ve sadık takipçim benim ^-^

26 ekim  2011 Çarşamba  18.22

Celli geldiğinden beri sık sık onunla takılmaktayım önceklikle ona bir ev tutuk. Halva’nın burda okuması her nekadar sallantıda da olsa o genede o gelicekmişçesine büyük bir ev tutu. Üstelik müstakil.

5 kasım 2011 Cumartesi 19.46

Dün gece  erkenden yattım hava dehşet soğuktu. Kış ben geliyorum kollarınızı açın mesajı vermeye başladı ufaktan. Ben yattıktan kısa bir süre sonra Sho’nun geldiğini duydum. İçimi bi hüzün kapladı yatması kafadan yarım saati bulucaktı. Evde başka oda olmadığı için bende onun yaptığı herşeyi duyucaktım ve merak ettiğim için uykum kaçacaktı.

Ben kafamda bunların sıkıntısını yaşarken Sho kendini yatağa bıraktı. Oldukça şaşırdım  hiç belemediğim bi hamleydi özellikle bu gün dizi çekiminden geliyodu ve kesinlikle uyumadan önce her zaman en azından bi duş alırdı. Merakla buna doğru döndüm. Saçı başı karman çorman ve ıslaktı. Kafası yastıkta değildi. Kaşlarını çatmış bir halde tavana bakıyodu. Sarhoş gibi bir hali vardı. Yatakta az diklendim ve Sho’nun gecenin karanlığında camdan gelen ışıkla aydınlanan ekşi ifadeli suratına baktım. İyice küçük görünen gözlerini bana çevirdi. Gerçekten kötü görünüyodu. Sanki odada bi başkası varmışcasına kısık bir sesle “iyimisin?” diye sordum. “umh” sesiyle cevap verdi.
“sarhoşmusun? “
“hayır… sadece… yorgunum”
Önce dışarıya baktım ama dışarda yağmur yağmıyordu. Fakat sho resmen sırılsıklamdı. Ben yatakta diklenirken üzerini iyice örtmekle meşguldü. Bi an alnına dokundum. Olmasını beklediğim en son şey, ateşi vardı.
“ateşin var”
“umh sanırım”
“ilaç aldınmı?”
“hayır”
“birine söyledinmi?”
“tabii ki hayır… uyuyunca geçer bugün biraz üşüdüm sette ondan olmuştur.”
“bare bi duş alsaydın iyi gelir”
“gerek yok sadece uyumak istiyorum.”
Tartışmanın anlamı yoktu. Şu yapış yapış görünen acaip bantımsı ateş düşürücülerden kalmamıştı evde. o saattede alamayacağıma göre bilinen en eski ve güvenilir yönteme geri döndüm. Kalkıp bi kaba su doldurup içine bi kaç buz attım o uyuken ateşi düşene kadar bileklerine falan koydum. En son saate baktığımda saat 5’i geçiyodu sonrasında sızmışım. Saat 6 gibi alarmın sesiyle zıpladım. Sho alelacele kalkıp hazırlanmaya başladı. Bi an bütün algılarım dumura uğradı.
“nereye gidiyosun sen?”
“ ne demek o? İşe gidiyorum tabi ki!”
“kafan mı güzel ne işi bu halde?”
“ne varmış halimde”
“oha! yok artık, hastasın farkındasın dimi?”
“hasta değilim. şu anda ateşimde yok. ayrıca geç kalmak üzereyim”
“ateşin olmaz tabi gece düşsün diye ebe…. Anam ağladı”
Bir an durup düşünceli bi şekilde bana baktı
“biliyorum gitmemi istemiyosun ama elimden bişey gelmez kötü bişi olursa haber veririm”
Dedi ve evden çıkıp gitti haala daha da gelmedi. Telefonu kapalı burda endişeden kuduruyorum.arıyacak kimsede yok. kaldım öyle olduğum yerde.

21.18

Hala gelmedi umarım ilaç falan almıştır. Resmen sinirim bozuldu burda

6 kasım 2011 Pazar 02.03

Eve haala gelmedi… aramadı da. telefonu hala kapalı. kafam dağalsın diye kendimi filme, diziye verdim. Ama yetmiyo. Hasta olmasa umrumda olmaz. ama resmen aklım kaldı adamda.

04.25

Saat 2 buçuk civarı kapı çaldı. Gelen nihayet Sho’ydu resmen berbat görünüyodu.dehşetle buna baktım. Bişi demden usulca kafasını omzuma koydu.
“yönetmen yarın sete uğrarsam beni dövüceğini söyledi.”
“ondan mı bu saate kadar bırakmadı seni” dedim sinirle
“anlatıcam ama önce yıkanmak istiyorum olurmu?”dedi.
Sesimi çıkarmadım. Yıkanmasına, kurulanıp giyinmesine yardım ettim. yatağa yatırdım neyseki ateşi yoktu.
Derin bir nefes verdi “sabah sette hasta olduğumu ufaktan hissetmeye başladım.” Dedi pişkin pişkin. ben demedim sanki uyuza. neyse “ Ama kondurmadım. kahvaltı edemedim, midem bulanıyodu çünkü. Öğlende bişi yemeyince A ve B (rol arkadaşı tipler adlarını hatırlayamadım şindi) beni sıkıştırmaya başladı bense dün geceki gibi terlemeye başladım. ateşimin çıktığını hissediyodum. ufaktan titremeyede başladım o sırada. Neyse set için makyaj yapan C-san (makyöz oluyo bu abla) ateşim olduğunu fark etti. sanırım benim algıladığımdan daha fazlaydı. Bi anda ortalık karıştı beni apar topar hastaneye götürdüler bu saate kadarda ordaydım. Aslında bu gece orada kalıcaktım ama Kazama seni çağırmamı onaylamdı. bende sinirilendim. oda doktorla konuştu serum bitince çıkabileceğimi söyledi. bende o bitene kadar bekledim sonrada geldim”

Kendimi deli gibi kötü hissettim. Sabah onu hiç göndermemeliydim. Ama elimden hiçbir şey gelmiyor. Mızıkçılık yapan uyuz hatun olasımsa hiç yok.
“eve gelmemeliydin. kendini iyi hissedene kadar hastanede kalsaydın ya”
Suratıma baktı yorgun bi sırıtışla;
“ yazın bi ara nezle olmuştun ateşin vardı hatırlıyomusun? Doktora bile gitmemiş ve 2-3 aspirin ve bol çayla hiç birşeyin kalmayacağını söylemiştin. Ki bi hafta sonra hiç birşeyin yoktu.”
“bide kötü örnek olmam eksikti. Yavrum evladım evet ben bunu yaptım ama o süreçte en az 2-3 gün evden dışarı adım atmadım. Ayrıca ‘aman da çalışayım. ben çalışmazsam dünya batar. ülke batar’ türünden bi hissiyata sahip değilim. Oysa sen yarın kurtlanmaya başlarsın. İşte olmadığın için ruhunu çürütürsün.”
“abartma! Tamam biraz gerilirim ama o kadar. ayrıca yarın tüm gün uyumayı hedefliyorum.”
“hadi bakalım öyle olsun. İnanayım bare boşa gitmesin”
Sora biz gevezelik ederken uykuya daldı. Ateşi yok. usulca uyuyo.

0 yorum: